Pink Martini Konseri
Şikago’da son günlerde hava gerçekten bir enteresandı. Bazen çok sıcak ve nemli olan hava yerini biraz sonra yağmura, gökgürültüsüne ve şimseğe bırakıyordu. Hava tahminleri bu kadar değişkenliği takip etmede başarısız oluyordu malesef. Biz de buna güvenerek daha doğrusu hava durumuna güvenmeyerek
Pink Martini Konseri’ne gitme planlarımızı hiç bozmadık. Şemsiyelerimizi, yağmurluklarımızı, böreklerimizi, yaygımızı alıp konser alanına gittik (Bu börekli, yaygılı konser fikrini yadırgayanlar için söyle bir not düşeyim: Yaz boyunca Şikago – Millenium Park’ta çeşitli konserler oluyor ve bu konserleri ister ön sıralarda koltuklara oturarak izleyebiliyorsunuz, isterseniz de arka tarafta çimlerin üzerine yayıla yayıla, dilerseniz yanınızda getirdiğiniz yiyecek/içecek eşliğinde dinleyebiliyorsunuz). Ben güzel bir yer kapabilmek için bir saat önce oradaydım. “Yok yok, yağmaz” dediğim yağmur yerime oturur oturmaz başladı. Birazdan geçer diye bekledim bekledim olmadı, şimşekler çakmaya başladı tepemde. Ben böyle bir elimde şemsiye, bir elimle çantalara sahip çıkmaya çalışırken gökyüzü neredeyse ikiye ayrılacaktı. Derken yağmura karşı hala şemsiyeleriyle oturup bekleyen ben Deniz ve diğer seyircileri yerlerinden bir anons kaldırdı: “Lütfen tuvaletlerin bulunduğu kapalı alana geçiniz”.
Geçtik kapalı alana, sığınak gibi bir yer olan bu alanda telefonlar calışmıyor, içerideki hava da gitgide sıcaklaşıyordu. Eşyalarımı bir kenara bırakıp yolda olan arkadaşlarımı aramak için dışarıya doğru çıktım, konser alanına gelmemelerini söyledim. Diğer arkadaşlar da şehirde yağmurun biraz dinmesini bekliyorlarmış.
Ben öyle yaklaşık bir saat bekledikten sonra hafiften kendimi kötü hissetmeye başlayıp yere oturdum (hamile misin derdin var
). Bu sırada tornado uyarısı geldi. Herkesin yere oturması gerektiğini, bir tornado beklendiğini söylediler. “Aha şimdi aldık başımıza belayı” diye düşünürken önce Salih, ardından da diğer arkadaşlar geldi. O sırada tornado tehlikesinin geçtiğini söylediler, biz de yavaştan dışarı doğru çıktık.
Ancak konsere başlayıp başlamamakta hala kararsızlardı. O yüzden yaklaşık bir yirmi dakika daha bekletip karar vermeye çalıştılar, sonra bir onbeş dakika daha ve sonunda konseri yapmaya karar verdiler!
En önden yer kapmayı becerdik ve konseri ikinci sıradan izledik. Öyle ki Salih bir ara “Kadın bütün şarkılarını bana söylüyor!” diyebildi
. Konser boyunca bir sürü fotoğraf çektim (yaklaşık iki makara film bitirdim), börek yedik
, Pink Martini’yi burnumuzun dibinde dinledik
. Konser sırasında gök garip bir haller aldı, bazen sarı oldu, bazen beyazlı grili bulutlarla kaplandi.
China Forbes
China Forbes ablamız zaman zaman çakan şimşekten korksa da (biz seyirciler o kadar tornado alarmı atlattıktan sonra artık gökgürültüsü duyduğumuz zaman sadece gülüp geçiyorduk
) şarkılarını o alımlı haliyle söylemeyi bildi. Hatta konserin sonuna doğru çıkan gökkuşağını görünce Over the Valley şarkısını şu şekilde değiştirdi bizler için:
Over the valley
Just above the rainbow (orjinalinde: fray)
The sun is setting
And when we’re old and grey
I’ll still be betting
You are my one and only love
And we’ll live over the valley
You’ll always be with me
As the moon shines above
Brian Lavern Davis
Robert Taylor
Derek Rieth
Gavin Bondy
Gerek biz seyircileri kırmayıp sahne almaya karar veren Pink Martini’ye, gerek bize Pink Martini’yi şu fani dünyada bedava izleme fırsatı veren Şikago şehrine teşekkürlerimizi borç biliriz. Her yönüyle unutulmayacak bir konserdi.
Fotoğrafik not: Fotoğraflar yine push processing yöntemi izlenerek çekildi ve banyo yapıldı. Sonrasında da her zamanki gibi tarayıcıdan geçirildi. Bu yüzden bazı fotoğraflarda ufak tefek tüyler, tozlar görebilirsiniz. Teknik nedenlerden ötürü bir süre daha daha düzgün hallerini koyamayacağım bu fotoğrafların. Ama sözüm söz daha iyilerini göreceksiniz!








4 comments